Çocuklarda Bilgisayar Kullanımı,

Geçen haftalarda sizlerle yapmış olduğumuz toplantılarda dile getirilen problemlerden biri, ‘çocukların bilgisayar ile olan ilişkisi, onların bilgisayar kullanmayı istemeleri hatta bu konuda inatlaşmaları’ idi. Bu ayki bültenimizde bu konuya yer vermek istedim.

Günümüz teknoloji çağı, bilgisayarlar yaşamımızın vazgeçilmez bir parçası. Adım attığımız her yerde ihtiyaç duyuyor, yaptığımız işlerde ona müracaat ediyoruz. Her geçen gün değişen ve gelişen teknolojisi ile yaşamımızı kolaylaştırmaya devam ediyor. On yıl öncesi ile günümüz arasındaki fark inanılmayacak boyutta ve şaşırtıcı düzeyde hızla gelişirken, bizler bu gelişimi bir şekilde yakalamaya, takip etmeye çalışıyoruz. Peki, bizlerin bir parçası olan bilgisayar teknolojisi ile çocuklarımızın tanışma yaşı ne olmalıdır?

Bu konuda net bir yaş söylemenin doğru olmayacağı görüşündeyim. Çocuğunuzun yaşı ne olursa olsun kontrollü bir çevre içinde bilgisayar kullanımı teşvik edilmelidir. Ancak birçok anne-baba, çocuğunun bilgisayarı amacına yönelik olarak kullanmasından çok, oyun amaçlı kullanmasında rahatsızlık duyar. Eğer çocuğunuz hareket ederek,  diğer insanlarla iletişime girip oyun oynamak yerine pasif bir şekilde bilgisayar karşısında uzunca zaman geçiriyorsa hemen önlem alınmasında fayda vardır. Bilgisayarın fişini çekmek, bazen sorunu çözmek yerine çok daha belirgin sorunlara ve aile içinde çatışmalara sebep olabilir. Bunun yerine saatlerini kapalı bir odada ekran karşısında harcamanın yan etkilerinden, doğuracağı sıkıntılardan söz etmekte yarar vardır.

Aşırı bilgisayar kullanımının en önemli nedenlerinden biri çocuğun evde tercihlerinin sınırlı olmasıdır. Çocuğunuz eve geldiğinde ne yapar? Bir düşünelim;

  1. Anne – Baba ile temas kurabilir.
  2. Kardeşi varsa onunla zaman geçirebilir.
  3. Okula gidiyorsa ders çalışabilir.
  4. Annesine ev işlerinde yardım edebilir.
  5. Bunların yanında kendisine keyif veren bilgisayara yönelebilir.

Bu tercihleri arttırarak, bilgisayarın fişini çekmeye gerek kalmadan çözüm sunabiliriz. Etkinliklere yönlendirmek, aile içinde oynanan basit oyunlara kadar bu tercihler çeşitlendirilebilir. Çoğu çocuğa bu seçenekleri sunduğunuzda pasif şekilde bilgisayarın karşısında saatlerini harcamayı tercih etmez.  

Başka bir yönden konuya baktığımızda, ‘dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu’ ve ‘sosyal fobi’ gibi pek çok farklı psikiyatrik rahatsızlık bilgisayar düşkünlüğünün temelini oluşturmaktadır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bir çocuğun yaşamında aldığı yenilgiler, karşılaştığı sosyal problemler sonucunda dikkatini daha rahat sürdürebileceği renkli bilgisayar ekranına yönelmesi söz konusu olabilir. Benzer şekilde arkadaşları ve çevresi ile iletişimde sıklıkla sorun yaşayan çekingen bir çocuk sanal dünyada kendine daha rahat bir yer edinir. Her iki durumda da bilgisayar ekranı sorunları aşmak yerine sadece anlık çözüm sunar ve uzun dönemde belki de ancak sosyal ortamlarda çözülebilecek sorunların düzelmesini engeller.  

Aşırı bilgisayar düşkünlüğü çocuğun sosyal gelişiminin önüne geçerek normal gelişim içerisinde çok hızlı çözülebilecek sorunların bazen psikiyatrik rahatsızlıklar şeklinde sonuçlanmasına da neden olur.

Bilgisayar kullanımı konusunda anne – babanın dikkat etmesi gereken noktaları şu şekilde özetleyebiliriz;

  1. Taşınabilir bilgisayarlardan çok çocuğunuz için masaüstü bilgisayarları tercih edebilirsiniz. Bilgisayarların kullanım alanlarının sabit ve sizin gözetiminde olması sizden uzakta olmaması kontrolünüzü arttırabilir.
  2. Oyun amacı ile kullanılması durumunda belirli günler ve saatler içerisinde planlanması daha uygun olur. Okul dönemlerinde ders motivasyonunu olumsuz yönde etkilenmemesi için hafta sonuna planlanması tercih edilebilir.
  3. Aşırı bilgisayar düşkünlüğüne ilk müdahale çocuğa farklı tercihler sunmak olmalıdır. Bilgisayarın fişini çekmenin beraberinde getirebileceği bir çok çatışmanın önüne geçilebilir.
  4. Aşırı bilgisayar kullanımı çocuğun günlük yaşantısında belirgin bozulmalara neden oluyorsa mutlaka uzman yardımı alınmalıdır.

Psikolog  Tülay Ünlüevcek